Kaza Raporu

🙂

[line]Dağda olmak, tırmanmak ve en önemlisi bundan keyif almak müthiş bir duygu, harika bir tatmin hatta bağlayıcı ve sürükleyicidir…Böyle olunca tehlikelidir de elbet, fakat bu kontrol edilemez bir tehlike değildir. Sanıyorum dağlara giden herkes bunun farkındadır (en azından ben böyle düşünüyorum). Bununla birlikte doğanın bizler için yaratabileceği özündeki tehlikeleri görmek yetenek gerektirir mi bilmem ama analiz etmek bizim elimizdedir. Örnekle açıklamak gerekirse; Kapasitenizin üzerinde zorlukta rotaya girmek, çığ parkurunu kesmek (çığı tetiklemek) veya kötü havayı analiz – tahmin edememek şeklinde sıralayabilirim.  Bunlar bizi tehlikeye sokacak faktörlerdir ve önleyebilmek elimizdedir.

Doğada yaşanan kazalar çoğunlukla kişinin kendi hatasından kaynaklanır. Çok nadirdir ki yanlış yerde, yanlış zamanda olan insanların başına talihsiz şeyler gelmiştir. Bunları da kabul edilebilir risk olarak görmek gerekir.

Her ne olursa olsun kaza riski her dağcının hayatında vardır. Kitaplarla, tecrübeyle, bilgiyle veya teknikle ancak bir aralıkta tutulabilir fakat yaşanma ihtimali tırmanıcı kim olursa olsun mümkündür.

Ülkemizde dağcıların ağzından pek kaza sözcüğü duymaz, rapor okuyamazsınız. Başarılı tırmanışlar manşettedir fakat yaşanılan onca kaza veya kazacıklar hafızalardadır sadece, ölümle sonuçlanmadığı sürece dile getirilmez.

Şimdi diyeceksiniz ki; yaşanan kaza üzerinden 1,5 yıl kadar geçmiş, yazı için geç değil mi?

Önceden yazmamamın sebebi maalesef sigorta sisteminin bozukluğundan gelen kaygılarımdandır. Yoksa bununla ilgili Yıldız bünyesinde toplantı düzenleyip olayı enine boyuna tartışmıştım. O zaman da aynı şeyi düşünüyordum şimdi de aynısını düşünüyorum; geçirdiğim kaza tamamıyla kendi hatalarımdan kaynaklıydı!

Tekrar geriye dönüp gitsem o gün aynı hatayı yapar mıydım sorusuna cevabım “bilemiyorum” olur. Belki de bazen bazı hataları yapmak kaçınılmazdır…

Bu satırları yazmamın ana sebebine gelirsem, zincirleme gelişen hatalarımın bedelini az kalsın hayatımla ödeyecek olmamın bana düşündürdüklerini sizlerle paylaşmak istememdir.

Maalesef ülkemizde dağda kaza geçirmek neredeyse ayıplanacak bir durum olarak görülüyor ve başarısızlık olarak algılanıyor. Elbette gurur duyulacak bir olay değil. Fakat bir takım şeylerin de sonu anlamına gelmiyor. Hoş ülke dağcılığında yaşanan çokça temel etik sorunların yanında bu önemsiz kalıyor belki ama atlamak istemiyorum. Ayrıca olur da bir gün bir dağ kazasında yaşamımı yitirirsem bu yazının arkamdan yazılacak, çizilecek ve konuşulacak her şeye bir ön yazı niteliğinde olmasını dilerim.

Keyifle okuyun diyemeyeceğim, dikkatle okumanızı tavsiye ediyorum.

——–

2017 kışının 21 Ocak günü zincirleme gelişen hataların sonucunda ciddi bir kaza geçirmiş ve şansa (birazcık da deneyim etkili olmuş olabilir) hayatta kalmış biri olarak hatalar zincirini en kısa haliyle paylaşıyorum. Ayrıca kaza raporumu aşağıda okuyabilir, arşivlemek için PDF formatında indirebilirsiniz.

Hatalar Zinciri (Temel Başlıklarıyla):
• Hava durumunu ve buna bağlı şelale koşullarını iyi takip etmemek
• Düşük moral ile rotaya girmek
• Uzun süren tırmanış döneminden sonra dinlenmemek
• Üç gün önce aynı şelalede eğitim için istasyonları hazır bırakmışken sebepsiz yere şelaleye en kötü yüzünden lider girmek
***Rotaya girmeden önce hiçbir şekilde rotayı incelememek (aşırı güven)***[line]

Kaza sonucunda ayak bileğimde yaşadığım travma doktorların söylemi ile yaşanabilecek en kötü bilek yaralanmasıydı. Bana göre hayatta kalmış olmak başıma gelen en iyi şey olmuştu.
Bugüne kadar dört kez müdahale edilen ayak bileğimin tedavisi 1,5 yıl geçmesine rağmen halen devam ediyor.

Yaşadığım bu süreci görsellerle desteklemek istedim. Kronolojik sırasıyla zorlu geçen ilk 10 ay!

KAZA RAPORU

Kazazede Tırmanıcı: ANIL ŞARKOĞLU

Kaza Tarihi ve Saati: 21 Ocak 2017, 09.40

Hava Durumu ve Mevsim: Hava açık, sıcaklık “0” derecenin üstünde, görüş açık, rüzgâr yok. Kış mevsimi (raporun alt kısmında diyagramlar mevcut)

Kaza Yeri: Erzurum / Tortum / Bağbaşı Köyü / Yeşildal Şelalesi, TÜRKİYE

Kategori ve Zorluk Derecesi: Buz Tırmanışı, WI4/WI4+

Kaza Sebebi: Lider Düşüş

Emniyetçi: YAVUZ GÜLTEKİN

Deneyimi: Tırmanıcı aynı rotayı ve daha zor olan varyantını kazadan 4 gün önce sorunsuz lider tırmanmıştır

Kaza Faktörleri: Beklenmeyen lider düşüşü / Buz kalitesi-ortam sıcaklığı / Ara emniyet noktası / Emniyetçi

Ekipman: Kask ve diğer buz tırmanış ekipmanları

Verilen İlaçlar: (~09.55) – 1x majezik ağrı kesici

Kaza Bölgesine Yaklaşım: Kolay –araç yolundan 10 dakika yürüyüş mesafesi

Kurtarma Ekipmanları: Atel malzemeleri, omurga tahtası + örümcek bağlantı

Kurtarma Ekibi: YTÜDAK eğitmenleri; Yunus Emre Cengiz – Murat Gezer – Şükrü Sarı – Yavuz Gültekin – Peker Ayan, YTÜDAK gelişim grubu ve üyeleri (18 kişi), HÜDDOSK’ tan üç sporcu, 112 personeli 

Kurtarma Süreci: 112 ye haber verildi. Hasar gören sağ ayak sabitlendi ve sedye ile önce ambulansa taşındı. Ambulans ile Tortum Devlet Hastanesi’ne oradan da Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

Müdahale Süreci: Sağ bilekteki iki kırık ve fibula kemiğinde parçalı kırık sebebi ile 21 Ocak 2017 tarihinde saat 19.00’ da operasyon yapıldı. 24 Ocak 2017 günü hastaneden taburcu edildi.

OLAY:

ANIL ŞARKOĞLU (TIRMANICI)

21 Ocak 2017 Cumartesi günü YTÜDAK Gelişim grubu eğitimi amacıyla (eğitimin 3. günü) 16 gelişim, 2 üye, 5 eğitmen ve 3 HÜDDOSK’ lu sporcu ile Tortum’un Bağbaşı Köyü’nde yer alan Yeşildal şelalesine gittik. Şelaleye vardığımızda saat sabah 9’u geçiyordu.

Birkaç gün önce hazırladığım ve istasyonda bıraktığım abalakovu kullanıp üstten emniyetli rota açmak amacıyla lider tırmanışa hazırlandım. Aynı zamanda eğitmenlerden Şükrü ve Murat’tan şelalenin arka tarafında yer alan kısa ve kolay buz kütlesinde üstten emniyetli rota açmalarını rica ettim. Tırmanışa başlamadan önce botlarımı iyice sıktım, tekrar malzeme kontrolü yaptım. Çift ip tekniğiyle tırmanacağım için emniyetçim Yavuz’dan iplerin yönünü ayırmasını istedim (turuncu ip sağa, mavi ip sola). İpe girdim ve tırmanışa başladım (09.36). Başta güçlü ve dolgun olan buz kütlesi 2. metreden itibaren kırılganlaşmaya başladı. Buz erimiş ve zaten arka kütlesi boş olan şelalenin kalınlığı iyice azalmıştı. Kırılgan buz ve setli başlangıç sebebi ile ilk emniyet noktasını görece sağlam gördüğüm ve düşüş mesafesini düşündüğüm için yaklaşık tabandan 6 metre yukarıya attım (daha önce edindiğim deneyimlerim sebebiyle ilk emniyet noktasını mümkünse sağlam bir noktaya 19cm uzunluğunda bir buz vidası ile atarım ve buzun kondisyonuna göre iki ipi birden (düşüş faktörünü de düşünerek) ya da tekini geçiririm).

Attığım buz vidası şelale yapısı sebebi ile içi boşluklu bir kütleye gelmiş, fakat boşluklu kütlelere sırayla tutunarak oturmuştu. Fakat vidaya çok güvenmediğimi ve ciddi düşüşü kaldıramayacağını emniyetçime de tırmanış sırasında belirttim.

Buz vidasından yaklaşık 1-1,5 metre kadar yükselip vidadan takriben 2 metre yukarıda (kazma ile uzanabildiğim mesafe) çürük buzları kırarak sağ kazmamı yerleştim. Daha emniyetli olduğunu bildiğim sol tarafa vida atabilmek amacıyla sola geçmeye karar verdim. Sol kazmamı saplayıp, el değiştirmek ve hafif sola yan geçiş yapmak amacıyla biraz sağ kazmamda dinlendim. Sol kazmayı ilk saplamamda üstteki kırılgan buzu kırdım ve ikinci saplamada ne olduğunu başta anlamadığım şekilde kütleden ayrıldım. Bu noktada hatırladığım vücudumu düşüş pozisyonuna geçirdiğimdir.

Sonradan izlediğim video ve incelediğim fotoğraflarda sağ kazmamı sapladığım kütle ile birlikte ana şelaleden ayrıldığımı ve düşüşün gerçekleştiğini gördüm. Düşüş sırasında attığım vidaya henüz yük binmeden sağ ayağım zeminden yaklaşık 2 metre yukarıdaki sete çarpmış ve ardından düşüş yönüm değişmiş, aşağı çekerli vidaya tırmanış yönüne göre sol tarafa moment uygulamış ve ilk emniyet noktasını da patlatıp zemine oturur pozisyonda düşmüşüm. (09.40).

Düştüğüm andan hemen sonra Yunus Emre Cengiz, Yavuz Gültekin, Ali Kayaturan hemen yanıma geldiler. Çiğdem’e telefonu almasını ve hemen Aykut Türem’i aramasını durumu sadece ona iletmesini ve ondan alacağı bilgiler doğrultusunda hareket etmesini söyledim. Ardından Şükrü geldi, Şükrü’ye; durumu kontrol altına almasını söyledim. Sonrasında öncelikle sol ayağımdan başlayarak kendimi muayene ettim. Ali sırtımı kötü çarptığımı söylese de sırtımda herhangi bir ağrı veya hareket kısıtlaması hissetmedim. Aynı şekilde baş ve boyun bölgemde de herhangi bir hasar yoktu. Sağ bacağımı kontrol ettim, herhangi bir şey yoktu. Fakat sağ ayak parmaklarımı hareket ettirdiğimde bileğimdeki kırığı hissettim. Ambulans çağırmalarını söyledim. Ardından Yunus’a dönüp sadece sağ ayak bileğimin kırık olduğunu önce kramponu ve ardından botu çıkarmasını istedim. Botu çıkarırken bilincimi kaybedebileceğimi söyledim ve beni ayık tutmalarını istedim.

Botun çıktığı anı hatırlamıyorum, o konuşmadan sonra hatırladığım Şükrü’nün ayağımı atele almasıydı. Ambulans yaklaşık 10-15 dakika da Uzundere’den Yeşildal şelalesine yürüdüğümüz köprü ayrımına ulaştı (~10.00). Sedyeyi YTÜDAK Gelişim grubu ambulanstan alıp yanıma getirdiler. Ambulans ile gelen iki sağlık görevlisinin de yardımıyla sedyeye alındım (10.15). Dönüşümlü olarak gelişim grubu ve eğitmen arkadaşlar tarafından ambulansa taşındım (10.35). Taşıma sürecini tam hatırlamıyorum, sanıyorum ara ara bilincimi kaybettim. Ambulansa vardığımızda sağlık görevlileri beni ambulanstaki sedyeye aldılar.

Ambulansta diğer botumu ve ayrılabilen kıyafetlerimi arkadaşlarımdan çıkarmalarını istedim. Ambulans görevlileri bizim yardımımızla ayağımı şişme atele aldılar ama atel patlaktı, taşınabilir tüplerinde oksijen yoktu vs. 112 ambulansına benimle birlikte Yunus Emre ve Çiğdem de bindiler. Önce prosedür gereği Tortum Devlet Hastanesi’ne götürüldüm, ambulanstan inmeden nöbetçi doktordan sevk kâğıdı aldık. Saat 11.50’de Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi Acil Birimi’ne 112 tarafından teslim edildim.

YAVUZ GÜLTEKİN (EMNİYETÇİ)

20 Ocak 2017 akşamı 22:00 civarlarında Çiğdem Okan ile birlikte kulübümüz YTÜDAK’ın da orada olduğu Erzurum Uzundere’ye vardık. Vardığımız günün akşamında Şükrü, Murat, Peker ve Tamer ile faaliyeti, şelale ve buz durumunu konuştuk. 21 Ocak sabahı Anıl ile buluştuk ve Yeşildal şelalesine doğru yola çıktık.

Hava beklediğimden oldukça sıcaktı. Şelaleye vardığımızda da Anıl hazırlıklarını bir yandan yaparken bir yandan aynı şekilde buzu, şelaleyi ve kendisinden sonra uygun olursa hazırlayacağı top rope ile tırmanabileceğimizi konuştuk. Anıl’ın bir süredir burada olduğunu ve bu şelaleyi sağ ve sol varyantlarını çıktığını biliyordum. Sağ kısımdan çıkacağını söyleyip son hazırlıklarını tamamladı. Çift ip tırmanacağını belirtip tırmanışa başladı.

Hemen solumda Yunus ve Çiğdem de tırmanışı izliyorlardı. Hafif yükseldikten sonra Anıl’ı ayrı bir keyifle izlesem de buzun durumu çok da iç açıcı değildi. Anıl yükseldikçe bu durum canımı sıkmadı diyemem. Çünkü emniyet için bu kısımlar iyi değildi ve yükseldiği yerden düşmesini istemezdim. Anıl iyi buz parçaları indiriyordu ve bu kısımları hızlı bir şekilde geçti. Yükseldiği için ve buzun durumu sebebiyle daha bir dikkatle izlemeye başladım. Hafif sağa geçip görece iyi bir yere buz vidası yerleştirdi ve tek ipi geçirdi. Attığı buz vidasının iyi olmadığını belirtip benim de aşağıdan görebildiğim ve iyi olduğunu düşündüğüm pürüzsüz yüzeye o da devam etti. Önceki tırmanışlarında da uyguladığı strateji bu şelale için. Attığı emniyetin üzerine yükselmişti burada ve iyi olduğunu düşündüğümüz bu yerde ve bu kısma yakın yerlerde birkaç hamlesinde buz kırdı. Sakinliğini gayet korudu ve kolunu aşağı sarkıtarak dinlendi. Soldaki temiz yüzeye geçene kadar benimle beraber Çiğdem ve Yunus da dikkatle izliyordu.

Sol kazmayı eline alıp ikinci hamlesi esnasında hiç beklenmedik bir şekilde düşüşe geçti. Attığı vidanın iyi olmadığını söylediği andan itibaren zaten daha bir dikkatliydik. Düşüş anında emniyet aletini sadece kilitledim ve izledim (servisteki ipte boş var mı yok mu hatırlamıyorum, fakat sıkıntılı bir etapta olduğunu gördüğümden tek ipi dikkatli vermiştim.) Kazma kramponuyla bir yere takılmadan temiz düşüş pozisyonunda önce sağdaki eğimli sete, oradan da direk yanıma düştü. Sete düşerken veya hemen öncesinde buz vidasının patladığını hatırlıyorum. Burada sete doğru geldiğini gördüğümden sadece Anıl’ı izledim. Sonunda sırtüstü ayağımın önüne düştü. Kafasını çarpmamıştı hiçbir şekilde.

Sete düştüğü anı iyi gördüğümden belini özellikle kontrol etmem gerektiğini söyledim ve bu yüzden sakinleşmesini istedim. Anıl bu esnada aslında gayet sakin ve soğukkanlıydı. Bizlerle iletişimi çok iyiydi. Ayağının durumunu kendinden emin bir şekilde söylüyordu. Ben belinden dolayı hareket etmesini istemediğimden ve bununla ilgilendiğimden ayağına Anıl’ın ısrarıyla direk bakmadım.  Uzandığı pozisyonu sabitledikten ve Anılın yardımıyla belinde sıkıntı olmadığından emin olduktan sonra Yunus’a yardımcı olmaya geçtim. Yunus’la sağ botu çıkarıp kırığı görebildik. Kanama vs yoktu. Yunus’la beraber bandajla ilk sabitlemeyi yaptıktan sonra Şükrü ve Murat’la yer değiştim. 18 kişilik gelişim grubundan arkadaşlarımızla diğer aksiyonları konuşup telefonla haberleşmeyi ve tahliye yolunu kontrol ettim.

Aykut Türem ile telefonda konuşup Anıl’ın durumunu bildirdim ve ayağının durumunu söyledikten sonra ambulansı beklememiz gerektiğini söyledi. Müdahale ekibine yeniden katıldığımda Şükrü, Murat ve Yunus ayağı sabitlemişlerdi, Anıl’ın pozisyonu korunuyordu fakat Anıl o anda söylediği gibi bayılıyordu. Anıl’ın birkaç kez bayılmasıyla aklımdan sedyeyle hazırdaki ekip aracına indirmek gelmedi değil. Aşağıda ayrıca araç vardı ve sedye ekipçe hazırlanmıştı fakat Aykut’un bana söylediğini ekiple paylaştım ve ambulansı beklemeye son olarak karar verdik. Ambulans geldiğinde yeteri kadar arkadaşla tahliyeyi başlattık ve sorunsuz bir şekilde ambulansa kadar indirdik.

Anıl bu sırada sıkça bayılıyordu ve ayık tutmada beceriksizdik. Ambulansta ben ve Yunus salopedini Anıl’ın üzerinden çıkardık, Yunus’la Çiğdem’in eşlik etmesine karar verdik. Sonrasında hastane sevkiyatı başladı.

Üzerinde durmam gereken birkaç not var:

  • Kesinlikle buzun tutarsızlığı ve belli bir yüksekliğe kadar emniyetsizliği,
  • Anıl’ın temiz düşüşü. Vücudunu şelaleden uzaklaştırıp kazma kramponunun takılmamasını sağlaması. Bu sayede sete de kısmen temiz düştüğünü söyleyebilirim. Bu esnada önce ayak, sonra bel çarptı ve setten sol tarafa düşüş yaşadı.
  • Müdahale anında sakinliği, ekiple iletişimi ve iyi yönlendirmesi.
  • İlk yardım bilgisi ve kendine güveni, kendini tanıması!

2017 Ocak ayına ait sıcaklık, yağış ve rüzgar diyagramları:

[line]

Raporu indirmek için aşağıdaki ikona tıklayınız.
[line]